Son zamanlarda insanlara baktığımda ilginç bir şey fark ediyorum. Aslında sandığımız kadar farklı değiliz. Yüzler farklı olsa da aslında herkes aynı kişi olmaya başladı.

Herkes aynı şeyleri yapıyor, konuşulan konular da, verilen tepkiler de, kurulan cümleler bile birbirine çok benziyor. Bu yüzden farklı insanlarla konuşsak bile aynı sohbeti tekrar ediyormuş gibi hissediyoruz.

Eskiden insanları birbirinden ayıran şey karakterleriydi. Aynı konu bile farklı bir insanda bambaşka bir anlam kazanır, farklı tepkiler ortaya çıkardı. Şimdi ise karakterler değil, benzerlikler dikkat çekiyor ve kiminle konuştuğunun bir önemi kalmadığını her sohbette biraz daha hissediyorsun. Farklı insanlarla yapılan sohbetler aynı akışta ilerliyor, aynı noktalara geliyor ve aynı şekilde bitiyor.

Peki ne oldu da aynı kişiler olduk?

Eskiden televizyonda ne varsa onu izlerdik, izlemek istemediğimiz bir şey olduğunda eğlenmek veya öğrenmek için başka yollar aramak zorunda kalırdık. Bugün ise iletişim kanalları artmış gibi görünse de aslında eskiye nazaran daha fakir ve işlevsiziz. Çünkü artık hepimiz aynı platformlarda, gerçek olup olmadığından emin olamadığımız aynı içerikleri tüketiyor, aynı şeyleri izliyor, aynı şeyleri görüyor, aynı şeylere gülüyor ya da üzülüyoruz.

Artık düşünmek yerine işin kolayına kaçıp hazır düşünceleri alıyor, sorgulamak yerine tekrar ediyor ve savunuyoruz. Ve tüm bunlar olurken farkında olmadan kendimize ait en özel şeyi, yani karakterimizi kaybediyoruz.

Peki gerçekten aynı mı olduk, yoksa aynı olmaya mı başladık?

Bence henüz aynı olmadık ama aynı olmaya doğru hızla ilerliyoruz. Çünkü bu bir anda olan bir değişim değil, yavaş yavaş ve fark etmeden gerçekleşen bir dönüşüm. Her gün biraz daha aynı şeyleri yaparak birbirimize benzemeye başlıyor ve bir süre sonra bu benzerliği normal kabul ediyoruz.

İşte tam da bu noktada farklı olmak zorlaşmaya başlıyor. Artık çoğu insana farklı olmak riskli geliyor, kendi fikrini söylemek yerine kolay yoldan kabul görmek daha önemli bir hale geliyor. Bu yüzden herkes aynı olanı doğru sanıyor ama kimse sorgulayıp gerçek doğruyu aramıyor.

Günümüzde bu kadar teknolojiye, yapay zekaya ve otomasyona maruz kaldığımız bir dönemde insanı insan yapan şeyleri kaybediyor olmak gerçekten üzücü. Oysa insanı birbirinden ayıran şey aynı olmak değil, farklı olmasıdır. Düşüncesi, bakış açısı ve verdiği tepkiler en insani özelliklerimizdir ve bunları kaybetmek aynılaşmak, hatta robotlaşmak demektir.

Ne diyelim, umarım bir gün bu benzerliğin içinden çıkıp, gerçekten kim olduğumuzu hatırlarız.

Yorum bırakın

“Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerek.”

~ Hz. Mevlana